Avrupa’nın yeni "yeşil pasaport" şartı: İhracatçı çiftçiyi ne bekliyor?

Avrupa Birliği’ne tarım ihracatında 2026 yılından itibaren "karbon ayak izi" dönemi başlıyor. Üretim aşamasında yüksek emisyon değerine sahip ürünlere ek vergi getirecek olan bu yeni düzenleme, Türk ihracatçısı için yeşil dönüşümü bir zorunluluk haline getiriyor.

Avrupa’nın yeni "yeşil pasaport" şartı: İhracatçı çiftçiyi ne bekliyor?
Yazar: TarımTR Haber Merkezi
Yayınlama: 25 Aralık 2025 - 10:01
Güncelleme: 07 Ocak 2026 - 13:14

1 Ocak 2026 itibarıyla Avrupa Birliği (AB) pazarına girecek tarım ürünleri için "sınırda karbon düzenleme mekanizması" tam kapasiteyle devreye giriyor. Bu yeni dönemde, ürünlerin "karbon ayak izi" adeta bir yeşil pasaport görevi görecek. Türk tarım ihracatçıları için bu zorlu dönüşüm sürecinde atılması gereken adımlar ve beklenen etkiler masaya yatırıldı.

Küresel iklim değişikliğiyle mücadele, tarım sektöründe de köklü değişiklikleri beraberinde getiriyor. Avrupa Birliği’nin "Avrupa Yeşil Mutabakatı" çerçevesinde uygulamaya koyduğu sınırda karbon düzenlemesi (CBAM), tarım ürünleri ihracatında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. 2026 başından itibaren, AB ülkelerine ihraç edilecek ürünlerin üretim süreçlerindeki karbon salımı detaylı olarak raporlanacak ve yüksek karbon ayak izine sahip ürünlerden ek vergi (karbon vergisi) alınacak.

Türk tarım ihracatçıları için kritik eşik

Türkiye, özellikle yaş meyve-sebze, kuru gıda ve işlenmiş tarım ürünleri kategorisinde AB’ye önemli ihracat yapıyor. Bu yeni düzenleme, Türk üreticileri ve ihracatçılarını doğrudan etkileyecek. Artık sadece ürünün kalitesi ve fiyatı değil, "çevre dostu" olup olmadığı da rekabette belirleyici rol oynayacak.

Sektörü bekleyen temel değişimler:

  • Üretim metotlarının dönüşümü: Gübreleme, ilaçlama, sulama ve enerji kullanımı gibi süreçlerde karbon yoğunluğunu azaltacak sürdürülebilir uygulamalara geçiş hızlanacak.
  • Veri toplama ve raporlama zorunluluğu: Her ürünün tarladan sofraya gelene kadarki tüm aşamalarındaki karbon salımı detaylı bir şekilde belgelenmek zorunda kalacak. Bu da dijital tarım ve izlenebilirlik sistemlerinin önemini artıracak.
  • Maliyet artışı ve rekabet gücü: Karbon ayak izini düşüremeyen işletmeler, AB sınırında ek vergi ödeyerek maliyetlerini artırmak zorunda kalacak. Bu durum, fiyat rekabetini olumsuz etkileyebilir.

"Yeşil sertifika" fark oluşturacak

Bu zorlu süreçte avantaj elde etmek isteyen ihracatçılar için "yeşil sertifika" sahibi olmak hayati önem taşıyor. Organik tarım, iyi tarım uygulamaları, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan işletmeler veya karbon emisyonunu azaltan teknolojik yatırımlar yapan firmalar, AB pazarında "yeşil pasaportlu" kabul edilecek ve karbon vergisinden muafiyet veya indirim elde edebilecekler.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile ihracatçı birlikleri, bu konuda üreticilere yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetlerini artırarak uyum sürecini hızlandırmaya çalışıyor. Ancak zaman daralıyor ve 2026 yılı, Türk tarım ihracatının geleceği için belirleyici bir yıl olacak.

Editör notu: AB’nin yeni düzenlemesi, başlangıçta bir zorluk gibi görünse de, uzun vadede Türk tarımının daha sürdürülebilir, verimli ve çevre dostu bir yapıya kavuşmasını sağlayacak önemli bir katalizör olabilir.

İş BAnkası Traktör Kredisi

0 Yorum