Kuzu ve buzağı ölümlerinde artış: En kritik 3 hata ne?

Hayvancılık işletmelerinde yaşanan genç hayvan kayıpları, sadece bugünün değil geleceğin damızlık stoğunu da tehdit ediyor. Uzmanlar, ölümlerin arkasındaki en temel 3 hatalı uygulamaya ve çözüm yollarına dikkat çekiyor.

Kuzu ve buzağı ölümlerinde artış: En kritik 3 hata ne?
Yazar: TarımTR Haber Merkezi
Yayınlama: 15 Nisan 2026 - 09:58

İşletme ekonomisinin kanayan yarası: Genç hayvan kayıpları

Hayvancılık sektöründe sürdürülebilirliğin en temel göstergesi, doğan her yavrunun sağlıklı bir şekilde büyütülmesidir. Ancak son dönemde kuzu ve buzağı ölümlerinde yaşanan artışlar, işletmeleri ciddi ekonomik zararlara uğratıyor. Bu kayıplar genellikle "kaçınılmaz bir kader" gibi algılansa da, aslında büyük bir çoğunluğu temel bakım hatalarından kaynaklanıyor. Yavrunun hayata tutunma şansını belirleyen ilk saatler ve günler, doğru yönetimle kayıpların %90 oranında azalmasına imkan tanır.

1. Hata: Kolostrum (Ağız Sütü) yönetimindeki ihmaller

Yeni doğan bir yavrunun bağışıklık sistemi tamamen savunmasızdır. Onu hastalıklara karşı koruyacak olan "antikorlar" sadece ağız sütünde bulunur. Yapılan en büyük yanlış, yavrunun kendi kendine emmesini beklemek veya ağız sütünü geç vermektir.

Çözüm: Doğumdan sonraki ilk 2 saat içinde, yavruya canlı ağırlığının en az %5'i kadar kaliteli kolostrum içirilmelidir. Zaman geçtikçe bağırsakların bu koruyucu maddeleri emme kabiliyeti hızla düşer.

2. Hata: Hijyen ve göbek kordonu bakımı

Doğum localarının kirli olması ve göbek kordonuna müdahale edilmemesi, enfeksiyonların yavrunun vücuduna girmesi için açık bir kapı bırakır. Göbek kordonu yoluyla kana karışan bakteriler, eklem iltihaplarından ani ölümlere kadar birçok soruna sebebiyet verir.

Çözüm: Doğumun hemen ardından göbek kordonu uygun bir dezenfektan (iyotlu solüsyonlar vb.) ile temizlenmelidir. Ayrıca doğum alanlarının kuru ve temiz tutulması, ishal vakalarının önüne geçilmesinde en büyük kalkandır.

3. Hata: Ani rasyon değişiklikleri ve soğuk stres

Kuzu ve buzağıların mide yapıları oldukça hassastır. Sütün ısısının standart olmaması, kalitesiz ikame yemlerin kullanılması veya barınaklardaki hava akımı (cereyan), yavruların direncini bir gecede kırar.

Çözüm: Besleme saatleri ve süt ısısı sabit tutulmalıdır. Yavruların bulunduğu alan havadar olmalı ancak doğrudan rüzgara maruz kalmamalıdır. Soğuk stresine giren bir yavru, enerjisini büyümek yerine ısınmak için harcar ve hastalıklara açık hale gelir.

Koruyucu aşılama ve düzenli takip

Bakanlık ve veteriner hekimlerin önerdiği "anne aşılamaları", yavru henüz doğmadan bağışıklık sisteminin temellerinin atılmasını sağlar. Gebeliğin son döneminde yapılan aşılar, ağız sütünün kalitesini artırarak yavruya güçlü bir koruma kalkanı sunar. 2026 hayvancılık sezonunda kârlı bir üretim için "önlemek tedavi etmekten ucuzdur" ilkesinin benimsenmesi, ulusal hayvancılığımızın geleceği için vazgeçilmezdir.

Diğer hayvancılık haberlerimiz için tıklayınız..

İş BAnkası Traktör Kredisi

0 Yorum