26.05.2024

Dikey tarım için reçeteli yatırım!

Yerin 30 metre altındaki Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi, lüks restoranların tedarikçisi oldu. Şimdiye kadar 7 bin öğrencinin eğitim aldığı merkez, yatırımcıların da uğrak noktası haline geldi.

Dikey tarımı teşvik için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2022 sonunda İstanbul’da hayata geçirilen ‘Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi’ projesi meyvelerini vermeye başladı. İstanbul Kağıthane Belediyesi’ne ait otopark alanının -8’inci katında yerin 30 metre derinliğinde bulunan ve dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim noktasında üretilen nitelikli yeşil ürünler başta popüler restoranlardan olmak üzere yoğun ilgi gördü.

Yıldızlar Yatırım Holding çatısı altında faaliyet gösteren İstanbul Gübre Sanayii (İGSAŞ) de projenin ilk gününden itibaren çözüm ortağı oldu. İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, “Bu alan dikey tarım teknolojileri üzerine bilimsel çalışmalar sürdürenler için önemli bir saha. Bir Ar-Ge merkezinde aranan her şeyi burada bulmak mümkün. Ayrıca dikey tarım gelecekte büyüyecek bir alan ve burada yeni yatırımlar, yatırımcılar göreceğiz” dedi.

Örnek model oldu

Dikey tarım Ar-Ge merkezinin potansiyel yatırımcılar için yol gösterici olacağını vurgulayan Ünal, şöyle devam etti: “Buradan yapılacak know-how paylaşımları, potansiyel yatırımcıların daha az hata yapmasını sağlayacak. Yaptıkları yatırımların daha kısa sürede geri alınmasına yardımcı olacak. Biz projeye finansal destek sağlıyoruz. Ayrıca İGSAŞ’ın Ar-Ge ekibi de bilgi birikimini paylaşıyor. 52 yıllık deneyimimizi bu projeye sunmaya devam edeceğiz. Proje kısa bir süre önce başladı ve elde edilecek veriler ışığında ilerleyen zamanda yeni adımlar da atılacak.”

Fiyat artışına engel

Ünal, şu ana kadar tesisi 7 bin öğrencinin ziyaret ettiğini ve dikey tarım konusunda eğitim aldığını söyledi. Ünal, şöyle devam etti: “Ayrıca çok sayıda yerli ve yabancı yatırımcı ağırlanarak konu hakkında bilgilendirme yapıldı. Burada üretilen bu sebzeler Kağıthane Belediyesi’nin yaptığı anlaşmayla ünlü restoranlara satılıyor, İstanbul’daki İtalyan restoranlarının çoğu pesto soslarını burada yetişen fesleğen ile yapıyor. Marul, fesleğen gibi ürünlerde mevsimsel nedenlerden dolayı arz kaybı yaşanabiliyor. Bu da fiyatların artmasına neden oluyor. Buna karşı mevsim koşullarından etkilenmeyen dikey tarımla bu arz eksikliği yaşanan ürünler kısa zaman içinde yetiştirilip pazara sürülebiliyor. Böylece aşırı fiyat artışlarının önüne geçmek mümkün oluyor” diye konuştu.

Adeta su kullanmıyor

Otoparkın -8’inci katında, 30 metre derinlikte.

Toplam üretim alanı 300 metrekare.

 Bu alanda yapılan yıllık üretim, 20 dekar serada yapılan üretime eşdeğer.

 Geleneksel tarıma kıyasla yüzde 95 daha az su kullanılıyor.

 Tarım ilacı (pestisit) kullanımı sıfır.

 12 ay boyunca kesintisiz üretim yapılabiliyor.

 Geleneksel tarıma kıyasla birim alandan 40 ila 100 kat fazla verim alınıyor.

Ar-Ge destekli 70 ürün çeşidi

Tesiste şu anda fesleğen ve marul olmak üzere iki adet ürün yetiştirildiği bilgisini paylaşan Ünal, “Ortalama her ay hasat yapıldığı için tesisin tam kapasiteyle çalışması durumunda yıllık 24 bin adet marul, 4 ton fesleğen elde etmek mümkün. Normal tarımda bu kadar hasat ancak 20 dönümlük bir araziden alınabilir. Oysa dikey tarımla 275 metrekarede bu sayıya ulaşılıyor. Bugüne kadar tesiste yapılan Ar-Ge çalışmaları neticesinde 70’ten fazla ürünün yetiştirme parametreleri ve üretim reçeteleri hazır hale getirildi” dedi.