Hayvancılık sektöründe yeni dönem: Üreticiler girdi maliyetleri ve iklim baskısı altında çözüm arıyor

Türkiye’de hayvancılık sektörü hem büyükbaş hem de küçükbaş üretimde yeni bir eşiğe gelmiş durumda.

Hayvancılık sektöründe yeni dönem: Üreticiler girdi maliyetleri ve iklim baskısı altında çözüm arıyor
Yazar: TarımTR Haber Merkezi
Yayınlama: 05 Aralık 2025 - 11:53
Güncelleme: 10 Ocak 2026 - 05:09

Son dönemde yem fiyatları, iklim koşullarındaki dalgalanmalar, mera alanlarının verimliliği ve işletme giderleri gibi başlıklar üreticilerin gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Uzmanlar, özellikle 2026 sezonuna yaklaşılırken hem destek politikalarının hem de yeni üretim modellerinin sektörün geleceğini belirleyeceğini ifade ediyor.

Büyükbaş hayvancılık tarafında en çok tartışılan konuların başında yem maliyetleri geliyor. Süt sığırcılığı yapan üreticiler, karma yem başta olmak üzere pek çok girdide fiyat artışlarının bütçeleri zorladığını belirtiyor. Yem–süt paritesinin zaman zaman üretici aleyhine bozulması, işletmelerin uzun vadeli plan yapmasını güçleştiriyor. Buna karşın sektör temsilcileri, devlet destekleriyle birlikte üretim zincirinin korunmasının mümkün olduğu görüşünde. Özellikle buzağı destekleri, soy kütüğü programları ve süt teşvik ödemelerinin işletmeler için önemli bir denge unsuru olduğu vurgulanıyor.

Küçükbaş hayvancılıkta ise tablo biraz farklı. Koyun ve keçi yetiştiriciliğinde yem tüketimi büyükbaş kadar yüksek olmasa da, meraların iklim koşullarından etkilenmesi üretim sürecini doğrudan belirliyor. Son yıllarda birçok bölgede yağış rejiminin değişmesi, meralarda ot verimini düşürmüş durumda. Bu nedenle sürü yöneticileri, otlatma dönemlerinin kısalması nedeniyle daha fazla ek yemleme yapmak zorunda kalıyor. Birlikler, mera ıslah çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini ve kalıcı çözümler için bölgesel projelerin önem taşıdığını belirtiyor.

Hayvan sağlığı ise hem büyükbaş hem küçükbaş sektörde ortak bir gündem maddesi. Şap, brusella, tüberküloz gibi hastalıkların kontrol altına alınması için yürütülen aşı kampanyaları ve tarama programları, üretim kayıplarını azaltmak açısından kritik rol oynuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen aşılama programlarının yaygınlaşmasıyla birlikte hastalıkların görülme sıklığında önemli azalmalar kaydedildiği ifade ediliyor. Ayrıca yeni yayımlanan laboratuvar yönetmelikleri, teşhis süreçlerinin daha hızlı ve güvenilir hâle gelmesini hedefliyor.

Sektörde dikkat çeken bir diğer konu da genç üreticilerin hayvancılığa ilgisi. Birçok bölgede genç çiftçi projelerine olan talep artarken, özellikle küçükbaş üretimde daha düşük yatırım maliyeti nedeniyle bu alana yönelen gençlerin sayısında artış yaşanıyor. Uzmanlara göre genç nüfusun sektöre kazandırılması, Türkiye’nin uzun vadede hayvansal üretim kapasitesini koruması açısından büyük önem taşıyor.

Öte yandan, iklim değişikliğinin etkileri ve küresel ekonomik dalgalanmalar da sektörün geleceğinde belirleyici olmaya devam ediyor. Artan sıcaklıklar, su kaynaklarının azalması ve mera verimliliğinin düşmesi, hem hayvan sağlığını hem de üretim planlamasını doğrudan etkiliyor. Sektör temsilcileri bu nedenle modern barınaklar, akıllı yemleme sistemleri ve su verimliliğini artıran teknolojilerin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade ediyor.

Genel tabloya bakıldığında, Türkiye’de hayvancılık sektörü dinamik ve büyük bir potansiyele sahip. Ancak sürdürülebilir bir üretim modeli için maliyetlerin dengelenmesi, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve genç üreticilerin desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre doğru politikalarla hem büyükbaş hem de küçükbaş üretimde büyüme için güçlü bir zemin oluşturmak mümkün.

 

İş BAnkası Traktör Kredisi

0 Yorum